top of page
#182845 (5).png
bbpartnerslaw_logo.png

Anayasa Mahkemesi'nin 5718 Sayılı Kanun'un 27. Maddesine İlişkin İptal Kararı ve Hukuk Seçimi Özgürlüğünün Sınırlanması ile Denizcilik Sektörüne Etkileri

  • 11 Eyl 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 gün önce

Anayasa Mahkemesi, 5 Kasım 2024 tarihli kararı (2023/158 E., 2024/187 K.) ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrasını Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Bu karar, 10 Mart 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış olup, 10 Eylül 2025 tarihinde yürürlüğe girecektir.


5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27. maddesinin 1. Fıkrası şu şekilde düzenlenmişti:


İş sözleşmeleri MADDE 27 – (1) İş sözleşmeleri, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtikleri hukuka tâbidir…

Bu iptal kararı ile, yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinde tarafların serbestçe hukuk seçimi yapma imkânı ortadan kalkmıştır. Anayasa Mahkemesi, iş sözleşmelerinde işçinin sözleşmenin zayıf tarafı olduğu gerekçesiyle, işveren lehine tek taraflı hukuk seçimi yapılmasının işçi-işveren ilişkilerinde dengeyi bozduğunu değerlendirmiştir. Kararda, devletin çalışanları koruma yükümlülüğü vurgulanmış ve sözleşme taraflarının özgürce hukuk seçiminin, işçiye yeterli koruma sağlayamayacağı kanaatine varılmıştır.


Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte, iş sözleşmelerinde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına bakılmaksızın, işçiye daha fazla koruma sağlayan düzenlemeler öncelikli olarak geçerli olacaktır. İşverenlerin, işçi lehine daha geniş haklar tanımayan yabancı hukuk sistemlerini tek taraflı olarak belirleme imkânı ortadan kalkmıştır. Bu doğrultuda, iş sözleşmelerinde belirlenen yabancı hukuk, Türk mevzuatının sağladığı işçi hakları ile karşılaştırıldığında sınırlı bir etkiye sahip olabileceği göz önüne alınarak Türk mahkemeleri, tarafların hukuk seçimi yapmış olmasına rağmen, işçiye sağlanan asgari koruma standartlarını göz önünde bulundurarak yetkili kabul edilebilecektir.


Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile birlikte, işverenlerin iş sözleşmelerinde tek taraflı olarak kendi lehlerine bir hukuk belirleme imkânı ortadan kalkmıştır. Bu karar özellikle denizcilik sektöründe, gemi adamı iş sözleşmeleri üzerinde önemli etkiler doğurmaktadır. Türk bayraklı gemilerde çalışan yabancı uyruklu gemi adamları açısından da bu kararın önemli sonuçları olacaktır. Türk mahkemeleri, işçiye sağlanan asgari koruma standartlarını göz önünde bulunduracak ve işverenin hukuk seçimi yoluyla daha az koruyucu bir sistemden faydalanma girişimini sınırlayacaktır.


Ayrıca, Türk hukukunun işçi lehine olan düzenlemelerinin öncelikli olarak uygulanması, işçi işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde Türk mahkemelerinin yetkisini artıracaktır. Özellikle uluslararası deniz taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin, mevcut iş sözleşmelerini gözden geçirmeleri ve hukuk seçimi öngören hükümleri revize etmeleri gerekecektir.


Son Yazılar

Hepsini Gör
Türkiye’de Gemi Kaynaklı Deniz Kirliliği

2026 Yılı İdari Para Cezaları Güncellemesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (202

 
 
 

Yorumlar


bottom of page